Tez Yazmanın İncelikleri

En son güncellendiği tarih: 5 gün önce



Evet değerli dostlar, bir akademik blog serisi ile yeniden yazmaya başladım. Konu bu sefer, her lisansüstü öğrencisinin kara kara düşündüğü mevzu: Tez yazma!


Ama hemen enseyi karartmayın. Bu iş en nihayetinde olup bitiyor. Önemli olan nasıl bittiği ve bunun cevabı da kuşkusuz sizin performansınıza bağlı. Lafı fazla uzatmadan konuyu üç ana başlıkta ele alacağımı bildirmek isterim: 1- Teze hazırlık aşaması, 2- Tez yazım aşaması, 3- Motivasyon ve Son Tavsiyeler


Teze Hazırlık


Ders dönemini tamamlayan veya yeterliği geçen (dr) her öğrenci kafasında o malum soru işaretini taşır. Sıra teze gelmiştir ve "muhtemelen" öğrencinin elinde hiçbir şey yoktur. Muhtemelen diyorum çünkü biz millet olarak geleceği planlamakta, stratejik davranmakta zayıfızdır. Onun yerine ertelemeyi, ötelemeyi, daha çooook zaman var demeyi pek severiz. İşte bu yüzden ders dönemi biten öğrenci sudan çıkmış balık misali kendini bir "akademik boşlukta" bulur. Öte yandan 1 ay içinde tez önerisi vermesi de gerekmektedir. Bu nokta ilk hatanın yapıldığı yerdir: Alelacele bir tez konusu bulunur, kabataslak bir tez önerisi yazılıp danışmana yollanır, (danışman da çok duyarlı biri değilse) hızlıca jüriden geçer ve teze başlanır. Kervan yolda dizilir nasılsa diyerek başlanan bu yolculuk hem tezin hem de ayların çöpe gitmesiyle tamamlanır. Tabi sizde de sabır ve motivasyon sıfırlanır. Şimdi bu duruma düşmemek için neler yapmamız gerekir inceleyelim...


1. TEZ KONUSU BELİRLEME


DERS DÖNEMİNİZ BİTMEDEN çalışmak istediğiniz konuları belirleyin ve hocalarınızın da görüşlerini alarak tez önerinizi şekillendirmeye başlayın. Tabi bu kolay bir iş değil. Bu yüzden öncelikle sıkı bir kaynak taraması yapmanızı öneririm. Çalışabileceğiniz konuları mutlaka dokümante edin. Sağlam bir dosya hazırlamış olun. Benim önerim; teze başlama aşamasında en az 5 adet çalışılabilir ve arkaplanı araştırılmış konuyu hazır bulundurun. Bu konuları aklınıza en fazla yatandan en aza doğru sıralayıp danışmanın karşısına öyle çıkın. Sakın ola eliniz bomboş danışmanın karşısına dikilip, ona ödevi tahtaya yazmasını beklediğiniz ilkokul öğretmeni muamelesi çekmeyin. Zira yapmayacaktır. Samimi söylüyorum böyle "tabula rasa" kıvamında danışman karşısına çıkan öğrenci hoş karşılanmıyor, hele de doktorada. Bu durumda da danışmanlar size "Git bana bir ay sonra 5 tane öneri getir öyle gel" diyorlar. Geçmiş olsun. Maça 1-0 yenik başladınız.. O yüzden napıyoruz? Daha ders döneminde iken tez önerileri diye bir klasör açıp araştırmalara başlıyor, dersler bitince/yeterlik geçilince de bu önerileri düzgün biçimde danışmana sunuyoruz. Önerileriniz danışmanca doğrudan kabul da edilebilir, bir veya birkaç konuya yoğunlaşmanız ve onları olgunlaştırmanız da istenebilir veya hepsi reddedilebilir. Bu durumda da danışmanınızın size fikir vermesi beklenir. Konuyu biz seçmiyor muyuz? diye soranlara cevabım: Elbette ki tez yazarı olarak konu seçiminde aktif olmanız gerekir ancak öğrencinin ve danışmanın bu süreçteki tavırları, akademik bakış açıları veya kişisel nedenlerden ötürü danışmanın direkt konu verdiği de görülmüştür. Her halükarda konuyu kabul ettiyseniz o artık sizin seçiminizdir. Yok, kabul etmiyorum diyorsanız da araştırmaya devam edeceksiniz. Tez konusu seçimi tüm sürecin en kritik noktalarından biri olduğu için bu süreçte danışmanınızla sağlıklı bir iletişim ortamı kurmalısınız.


Tez konusu seçerken nelere dikkat edilmelidir?

Bir kere şu, tüm tez sürecinizde hatta sonrasında aklınızda olsun: Teziniz ömür boyu taşıyacağınız bir yüktür. Yani o tez bir kere kayıtlara girdi mi sittin sene geçsin sorumluluğu yakanızı bırakmayacaktır. Bu düstur ile hareket etmeniz mühimdir. O nedenle tez konusu belirlerken;

- Özgün bir konu olması tercihtir. Bilhassa doktora tezi ise.

- Konu özgün olmasa da daha önce çalışılmamış bir boyutu içermesi/eklenmesi makbuldür. Bilhassa doktora tezi ise.

- Bunlar da olmadıysa farklı bir yöntemle ele alınması gerekir. Bilhassa doktora tezi ise.

- Disiplinlerarası, bütünleşik bir tez de olabilir. Örneğin bilmemne kuramının bilmemne konusunda uygulaması gibi.

- Sadece evren-örneklem değiştirip birebir yapılmış tezi danışmana yutturmaya çalışmayın. "Ama hocam Ali tezini Erzurum'da yapmış ben Erzincan örneklemini seçeceğim" demeyin, gülerler :)

- Bu saydığım maddelerden 1-2 tanesini birlikte sağlayabilen bir tez çalışması ise çok şık olur. "Bilhassa doktora tezi ise."

Yüksek lisans tezlerinde, itiraf edelim, hocalar biraz daha esnek davranabiliyor. Hatta baya bir esnek.. Yani konu ve model açısından sizi fazla zorlamayacak konular seçmenize imkan tanıyabiliyorlar. Yine de tercih sizin. Doktora tezi niteliğinde yüksek lisans tezleri de gördüm.

- Konu seçerken varolan bir problem üzerinden hareket etmeniz konunun hem sizin hem de danışman ve jüriniz tarafından daha kolay benimsenmesini sağlar.

- Bence en önemlisi tez konunuz yüreğinizde bir çarpıntı, heyecan ve motivasyon yaratmalıdır. Konusuna heyecan duymayan yazar, baştan savar. Heyecanlı yazar ise büyük bir aşkla tezine bağlanır. Siz ikincisinden olmaya bakın. Beni sarmayan tezi üç dönem çalışmış olmama rağmen bırakıp sıfırdan yeni konuya giriştim. Keşke üç dönem kaybetmeseydim ama oldu işte. Siz bu hataya düşmeyin.


Peki, bunları nasıl sağlayacağız?

- Öncelikle danışmanınızın önceden yönetmiş olduğu tezleri inceleyin. Gir YÖK tez merkezine, danışmanın adını yaz, danışman kısmında arattır çıkar. Bu tezleri eskiden yeniye doğru bir tarayın. Konu, yöntem, bulgu ve sonuçlar açısından inceleyin. Danışmanınızın yayınlarına bakın, önceden tezini yürüttüğü öğrencilerine ulaşabiliyorsanız onlarla görüşün, buradan zaten danışmanınızın akademik istikametini tayin edersiniz.


- Şu çok tartışılan bir konu: Danışmanın yatkın olduğu konuyu/araştırma modelini vs. seçmek zorunda mıyım? Değilsiniz tabi ki. Ancak danışmanınızın uzmanı olduğu konuda bir tez hazırlarsanız size daha fazla katkı sağlayacaktır. O yüzden en başta dedim ya, ders dönemi bitmeden bunları araştırın diye.. Burada tercih tamamen sizin. Danışmanının alanına başta yabancı olup sonradan severek bu alanda tez yazan insanlar da oluyor.


- Yurtdışı tezleri de mutlaka tarayın. Araştırmacılara öneri kısımlarını mutlaka inceleyin. Bu kısımlarda tez yazarları kendi araştırmalarında eksik kalan, tamamlanması uygun görülen öneriler sunarlar. Bulunmaz nimet.


- Danışmanınızla mutlaka iletişimde olun. Arada bir görünen biri olursanız negatif etki bırakırsınız. Gayretli ve atak olun. Saygı kurallarını aşmadan ve tabi özel hayatın gerekliliklerini göz ardı etmeden danışmanınızla sıkı bir iletişimde olmanız çok önemlidir.


- Enstitünüzde yapılmış önceki tezlere ulaşın. Enstitü sayfasında mutlaka tez yazacaklara ilişkin açıklamalar, duyurular vs. olur. Bunları sıkı takip edin. Benim enstitüm direkt tez şablonu yüklemişti, üzerine yazdım geçtim ve böylece şekilsel hatalarım minimuma indi. Oysa tezimi teslim etmeye gittiğimde öğrenci işlerindeki görevli pek çok öğrencinin bu şablonu kullanmadan kafasına göre yazdığını dile getirdi ve bana teşekkür etti. Ne kadar basit bir şey gibi duruyor değil mi? Ama sırf bu bile danışmanınız ve enstitünün gözünde size bir artı puan kazandırıyor.


- Demem o ki tez konusu belirlerken danışmanınız ve enstitünüzün isteklerini ve beklentilerini de göz önüne almalısınız. Tez yayınlandığında orda hepinizin adı yazacak çünkü.


2. TEZİNİZ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK


Dedik ya tezin sorumluluğu ömür boyu ardınızdan gelecek diye, o halde yazmaya başlamadan önce düşünsel bir süreçten geçilmesi mutlaka gerekiyor. Bu aşamada şu soruları kendinize sorup cevabını veriniz:


- Bu tezi yazmaktaki amacınız ne? Teziniz tamamen akademik amaçlara yönelik de olabilir, uygulamaya dönük de. Belki de tamamen piyasa talepleri doğrultusunda bir şey yazıyorsunuzdur. Amacı iyi oturtmakta fayda var. Ben bu tez çalışmasıyla ............. amacına ulaşacağım. Fill in the blanks :) YL tezlerinin pek çoğu kuram doğrulama veya uygulama boyutunda iken, doktora tezleri kuram oluşturma gibi daha derinlikli çalışmaları gerektirmektedir.


- Tezinizin hitap ettiği kitle kimlerden oluşuyor? Yani bunu kimler okuyacak ve yararlanacak? Tezinize bakış açınız nasıl? Bu süreci ağır bir sorumluluk olarak mı, yoksa bir öğrenme deneyimi olarak mı görüyorsunuz? Eğer birinci şekilde düşünürseniz bu tez, tez bitmez size söylemiş olayım.


- Bu tez ve sonrasında yapacağınız çalışmaların sizin akademik yayın politikanızda ve ilgi alanlarınızda nasıl bir değişime yol açacağını düşünüyorsunuz? Özellikle doktora tezi demek artık sizin ilgi alanlarınızın biçimlendiği aşama demektir. Bu yüzden bu sualin cevabını da düşünmenizi tavsiye ederim. X konusunda doktora tezi yazmış birisi Y konusunda ders veriyorsa bu biraz garip karşılanabilir. Diğer bir deyişle doktora tezi artık sizin seneler boyu çalışacağınız alandır ve bu nedenle üzerinde düşünülmesi gerekir.


- Tez ne zaman bitecek? Kafanızda mutlaka bir zaman planlaması yapmalı, bunu danışmanınızla da paylaşmalısınız. Hangi aralıklarla danışmana rapor verilecek? Bu raporlarda danışmanın sizden beklentisi ne olacak, yani ona sunmanız veya bulunmanız gereken aşama nedir? Bunun planlamasını çok iyi yapmanızı tavsiye ederim. Ay, ay hatta hafta, hafta tezinizin hangi aşaması tamamlanmış olacak, bunu görselleştirmek ve yazıya dökmek çok faydalıdır. Word'de basit bir tablo yaparak bile bunu sağlayabilirsiniz. Kişiye göre değişmekle birlikte, kabaca; literatür tarama (3 ay), veri toplama (2 ay), veri analizi (1 ay), raporlama (3 ay), kontrol ve dönüt, düzeltme (2 ay), teze son şeklinin verilmesi ve savunmaya hazırlık (1 ay) şeklinde bir yılı planlayabilirsiniz. Ama dediğim gibi bu ideal bir planlamadır, siz kendi planınızı kendi çalışmanıza göre ayarlamalısınız.


- Zaman yönetimine istinaden; günlük limitler belirleyin. Günde 1 sayfa yazacağım gibi. Ve ölseniz de kalsanız da günlük, haftalık ve aylık hedeflerinize ulaşmaya çalışın. Size şöyle söyleyeyim: Gece yattığınızda yarın teziniz için yapacağınız şeyler kafanızda olmalıdır. Tez sürecinde en kötü eylem bile belirsiz bir kafadan daha iyidir.


- Nerede ve hangi zamanlarda yazacaksınız? Kimisi gece kuşudur, kimisi sabahı sever. En verimli olacağınız zaman aralıklarını ve mekanı belirleyin. Bu zaman ve mekanın dışına mecbur olmadıkça çıkmayın. Evinizde güzel bir köşe, çalışma odası, balkon vb. hep aynı yer ve saatlerde düzenli yazmaya çalışın.


- Hangi araçları kullanacaksınız? Örneğin metin programı olarak Word, referans yönetim aracı olarak Endnote, yöntem bölümünde SPSS vb. gibi araçları belirlemelisiniz. Eğer bu araçlar hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz bunları öğrenmek için de bir zaman ayırmanız gerekecek. Bu yüzden bunları da hesaplayıp araştırma takviminize işlemenizde fayda var. Ben Word haricinde nitel analiz için RQDA ve şekil çizimlerinde Edraw Mind Map kullanmıştım mesela.


- Nasıl bir çalışma sistematiğiniz olacak? Dosyalarınızı nerede saklayacaksınız, yedekleme işlemini nasıl yapacaksınız vb. organizasyon biçiminizi belirlemelisiniz. Mutlaka yedekleme yapın ve hatta drive üzerinde çalışın. Bu işi günlük yapmaya özen gösterin. Önemli kaynak, tez raporu veya resmi evraklarınızı mutlaka bulut ortamında tutun.


- Kimlerden yardım alabilirsiniz? Tez konunuz, modeliniz vb. kısımlarda yardım alabileceğiniz insanlar olabilir. Örneğin X konusunu çalışıyorsun ve bu konuda deneyimli bir hoca var. Ondan randevu talep edebilecek misiniz? Eğer edecekseniz ne zaman, ve ona neleri danışabilirsiniz? Bu gibi soruları mutlaka cevaplamalısınız. Bu kişiler daha sonra tezinizin teşekkür kısmında mutlaka isimleriyle yer almalıdır.


- Tezin uygulama aşaması nasıl ve nerede yapılacak? Bunun için hangi kişi veya kurumlarla görüşmeniz gerekiyor? Resmi izin işlemlerine gerek duyacak mısınız? Etik kurul iznini ne zaman alacaksınız? Bu ve benzeri sorular üzerinde danışmanınızla istişare ediniz ve bunlar için gerekli zaman planlamasını çalışma takviminize işleyiniz.


- Bu tez için ne kadarlık bir maddi kaynağa ihtiyacınız olacak? Kimi tezler saha araştırması içerebilir, kimisi yüzlerce anket formunun çoğaltılmasını gerektirebilir, kimisi içinse yoğun bir seyahat gerekebilir. Belki yurtdışından bir kitap siparişi verecek ve dolarla ödeme yapacaksınız? Tüm bunları hesaba katarak size gereken bütçeyi kabaca belirleyin. Üniversitelerin BAP komisyonlarından destek almanızı gerektiriyorsa bunun da resmi işlemlerini geciktirmeden başlatın.


- Yazdıklarınızı okuyup değerlendirebilecek birkaç meslektaşınız varsa bu iyiye işarettir. Size dönüt verebilirler. Hatta sizin gibi tez yazan arkadaşlarınız varsa onlarla bir ekip kurup birbirinizin çalışmasını değerlendireblirsiniz. Birbirinize motivasyon da sağlama şansınız olabilir. Ayrıca danışmanınıza da mutlaka yazdıklarınızı okutun. Gördüğünüz üzere aslında her aşamada danışmanla istişare etmek çok önemlidir. Tezin omurgası danışmandır. Bunu asla unutmayın. Kimi öğrenci danışmanıyla o kadar az görüşür ki danışmanlar bir süre sonra onun varlığını bile unutur. Sonuçta olan öğrenciye olur.


- Tüm bu vb. sorular üzerinde düşündünüz ve cevaplarını verdiniz diyelim. Hemen bir Word dosyası açın ve "Tez/Araştırma Günlüğü" olarak isimlendirin. Evernote, Notion gibi bir not programı da kullanabilirsiniz. Onlarda hazır günlük şablonları da var üstelik. Bu günlüğe araştırmanızın ilk günü için yukarıdaki soruların cevaplarını yazın. Bu bir anlamda tezinizin manifestosu olacak. Yapacağınız araştırmanın temel dayanaklarını, zaman yönetimini, insani ve maddi kaynakların planlamasını vb. içeren bir manifesto. Sonra bu günlüğü her gece yatmadan önce doldurun:


a) O gün teziniz için yaptıklarınız,

b) Eksik kalan noktalar,

c) Duygularınız ve düşünceleriniz,

d) Ertesi gün için planladıklarınız,

e) Randevular, toplantılar vb. notlarınız,

f) Aklınıza gelen yeni fikirler,

g) Kaynaklar, kitaplar vb.


Bu notları her gün yazmaya gayret edin. Çalışma veriminizi arttıracak önemli bir rehbere sahip olacağınızı garanti ederim. Hatta günlüğünüzü danışmanınız ve arkadaş grubunuzla da paylaşıma açarak çalışmanızın rotası hakkında onları bilgilendirebilirsiniz. Başka insanlara karşı sorumluluk hissetmek sizi motive edecektir.


Konuyu belirlediniz ve yukarıdaki düşünsel süreçleri de kafanızda kabataslak bile oturttuysanız artık yavaş yavaş bir öneri oluşturma aşamasına geçmişsiniz demektir.


3. TEZ ÖNERİSİNİN HAZIRLANMASI


Aslında bundan önceki kısımları verimli bir şekilde geçirdiyseniz tez önerisi yazmakta zorlanmazsanız. Çünkü tez önerisi dediğimiz şey esasta yukarıda anlattıklarımın yazıya dökülmüş ve somutlaştırılmış halidir. Bu yüzden kısaca şöyle söyleyelim;


- Öneriyi yazarken tezin amacını, bu amacın nasıl belirlendiğini, ortaya koyduğunuz problem durumunu/alt problemleri ve bu problemin tarihsel geçmişini, dayanaklarını, bu problemle ilgili önceden yapılmış araştırma sonuçlarını çok iyi aydınlatmalısınız. Önerinize ilişkin kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde açık, anlaşılır, net ve arkaplanı dolu bir öneri hazırlamalısınız.


- Önerinin en önemli kısmı problem durumunun tasviri, amacın ve alt amaçların ortaya konulması ile bu amaçlara ulaşma yönteminin (desen, evren, örneklem, veri toplama araçları vb.) olduğu kısımlardır. Süreç içerisinde bazı noktalarda jürinin veya danışmanın isteği ile değişimler olabilir. Ama eğer öneriyi vermeden önceki süreci verimli geçirdiyseniz zaten bu noktaya gelene kadar jüriyle görüş birliğine varmışsınız demektir. Bu durumda da öneri savunmanız bürokratik bir işlemden öteye geçmez ve rahatlarsınız. Çünkü hazırlıksınızdır ve onay almışsınızdır. Yok, ben gideyim kendi başıma oturup bir şeyler karalayıp jüri karşısına çıkayım diyorsanız da yoğun eleştiri ve dönüt-düzeltmelere hazırlıklı olun. Önerinizi defalarca revize etmek zorunda kalabilirsiniz.


- Tez önerisi; kapak, başlık, içindekiler, amaç, alt amaçlar, literatür, yöntem, kaynaklar, zaman planlaması, ekler vb. çeşitli kısımlardan oluşabilir. Bu kısımları uzun uzun anlatmayı gerek bulmuyorum. Zira şu kaynağa bakarsanız gayet güzel açıklamalar mevcut. Temiz, düzenli bir format halinde hazırlayınız.


- Öneri için tezin jeneriği, reklamı veya mini boyutlu olanı diyebiliriz. Lütfen önerinin hazırlanması için ciddi mesai harcayın. Öneri verme süreci gördüğüm kadarıyla pek ciddiye alınmıyor veya sallapati yapılıyor. Danışmanlar da hele bir başlayalım.. havasında ise size yaz bişey getir diyebiliyor. Öyle bile olsa bu süreç üzerinde ciddi çalışmanızı öneririm.


Buraya kadar anlattığım süreç sıkı bir çalışmayla en geç bir ay içinde halledilebilir. Bu bir ayda konunuzu, konunuzla ilgili ulaşabileceğiniz kaynakları, konunuz kapsamında ortaya koyduğunuz problem durumunu, tezin amacını, desenini, zaman planlamasını yapmış ve tezinize gönül rahatlığıyla başlamış olursunuz. Öneri savunmanızı da geçtiğinizi ve artık tezinizi yazmaya başladığınızı farz edelim.


Tezin Yazılması


Konuya geçmeden önce şunu belirtmekte fayda var. Her tez çalışması gerek içeriği gerekse yazım süreci bakımından eşsiz bir deneyimdir. Diğer bir deyişle her tez çalışması kendine özgü bir hikayedir. Bu anlamda yazım konusunda kesinlik bildiren ifadelerden ziyade kendinize en uygun çalışma tarzını oluşturmanız önem taşır. Bu tarzın oluşması ve gelişmesi için de tezinizle her gün haşır neşir olmalı, ona büyüttüğünüz bir bebek gibi özen göstermelisiniz. Nasıl ki bir bebeğin her yaşta farklı ihtiyaçları varsa, tezinizin de farklı aşamalarda odaklanmanız gereken farklı yoğunlukları olacaktır.


- Yazım için mekan hazırlayın ve takvim oluşturun. Günde kaç saat ayırabilirsiniz? İdeal olan en az 2-3 saattir. Ama herkesin durumu farklı olduğu için, benim günde 1 saat çalıştığım da oldu, 3 saatte. Yine de size tavsiyem her gün yazın. Çalışma mekanınız da daha önce söylediğim gibi temiz, düzenli, ihtiyacınız olan kaynak ve materyallere rahat ulaşabileceğiniz bir yer olursa iyi olur.


- Acaba doğru mu yazıyorum, ya yazdıklarım hatalıysa vb. düşünceler insanın aklını çok kurcalıyor. Bunları dert etmeyin. İlk yazdıklarınız asla son yazdıklarınız olmayacak. Üstünden defalarca geçeceksiniz. O cümleler belki kırk defa değişecek, alıntılar eklenecek ve belki bazıları silinecek. Önemli olan gayret etmeniz ve o bilgisayarın başına her gün oturup yazmanız. Kendinizi ilk zamanlarda çok sıkmayın. Biraz hayalgücü ve motivasyonla kaleminizi azcık serbest bırakın. Nasılsa geri dönüp yazdıklarınızı taradığınızda daha oturaklı bir metin oluşturacaksınız.


- Kullanacağınız basılı ve dijital materyalleri güzel bir şekilde depolayın. Bulut hesabı kullanmanızı tavsiye ederim. Ben drive kullandım. Böylece bilgisayarım yanımda olmadığında bile, mesela okulda teneffüs aralarında drivedan tezimi açıp okuma yapabildim.


- Günlük limitleriniz olsun demiştik. Bir de her aşama için son tarih (deadline) belirleyin. Mesela literatürün yazımını üç ay sonra bitircem gibi. Bu tarihleri danışmanınıza da bildirin ki erteleme yapma isteğinizi yok edin. Yoksa insan çok kolay bir şekilde tarihleri öteleyebiliyor.


- Kimisi başlığı en son belirleyin der ama ben tez başlığının ilk olarak belirlenmesi taraftarıyım. Başlık belli olsun ki tezinizin kapsamı ve sınırlılıkları daima aklınızda olsun. Hatta alt başlıkları da oluşturmanız, tezin iskeletini görmeniz açısından size büyük fayda sağlayacaktır. Gerisi bu alt başlıkların altını doldurmaktır. Hem tezinizi sorduklarında daha başlık koymadım demek yerine direkt başlığı söyleyebilmek motivasyonunuz açısından ince ama önemli bir detaydır.


- Literatür taraması ile başlayın. Öneriyi hazırlarken zaten yapmıştınız ama bu sefer daha derinlemesine çalışın. Konunuzla ilgili 5-10 tane anahtar kelime belirleyin ve taramalarınızı bunlar üzerinden yoğunlaştırın. Literatürün sınırlarını görselleştirmek için mind mapping tools kullanmanızı öneririm. Hatta hazırladığınız bu kavram şemalarını literatür kısmına da eklerseniz çok şık olur. Ayrıca bu görsellerden savunmanızda da yararlanabilirsiniz. Bir şeyi görselleştirmek her zaman uzun anlatılardan daha etkili sonuç vermektedir.


- Literatür taramasında Google Scholar, Proquest, Scopus gibi veritabanlarını kullanın. Bunların alarmlarını da aktif hale getirin ki konunuzla ilgili yeni makaleler eklendiğinde e-posta uyarısı gelsin. Alanınızda yayınlanmış meta-analiz veya inceleme makaleleri varsa bunlara mutlaka ulaşın. Böylece geniş bir kaynak havuzuna erişmiş olursunuz. Ayrıca lütfen şu kaynağa bi göz atıverin.


- Türk akademi dünyasında tezi literatüre boğmak diye bir olay var. Adam 200 sayfa tez veriyor. 100 sayfası literatür. Böyle olmaz. Literatür mümkün olduğunca kısa, öz ve net olmalıdır. Sınırları doğru çizmelidir. Tabi kısa dediysek 20 sayfa da demedik, doğrusu ne kadar gerekiyorsa o kadardır.


- Giriş kısmı şu sorulara çok açık bir şekilde yanıt oluşturmalıdır: Bu tez çalışmasına neden ihtiyaç duyuldu? Bu tezi yapmadaki amacım ne? ve Bu araştırma konusu ile ilgili dünya çapında önceki araştırma bulguları nelerdir? Bu sorulara cevap verebilen bir giriş ve literatür bölümü tezinizin bilimsel bilgi birikimindeki yerini işaret eden önemli bir doküman görevi görecektir.


- Ben YL tezimde literatür, yöntem, bulgular, tartışma ve sonuç gibi kısımların herbirini ayrı ayrı yazıp sonra birleştirmiştim. Doktora tezimde ise şablon olduğu için tek belge üzerinde çalıştım. Bu konuda da tercih sizin şartlarınıza bağlı. Literatürle başlayın dedik ama literatür bitmeden yönteme geçmem diye düşünmeyin. Karışık yazabilirsiniz. Mesela o an veri topluyorsunuzdur, literatüre ara verip hemen veri toplama kısmını raporlaştırın. Deneyimleriniz tazeyken yazmak her zaman faydalıdır.


- Tüm süreçte danışmanınızla istişare edin, irtibat kurun. Alt başlıkları yazdıkça ondan küçük dönütler isteyebilirsiniz. Adam 100 sayfa yazmış, danışmana hocam bi okuyup bana döner misiniz diyor! Onun yerine ilk alt başlığını yazıp mesela 10 sayfalık kısmı gönderseydin danışmanın sana dönüşü hem daha kolay hem de daha kısa zamanda olurdu. Vakit de kaybetmezdin. Danışmanla minik paslaşmalar hayatınızı kurtarabilir ve büyük yanlışları ısrarla sürdürme hatanızı tolere edebilir. Tekrar söylüyorum: Susuzluk hiçbir şeydir, danışman her şey!...


- Şişirme cümleler, ağdalı ifadeler, iç dökmeler, edebiyat yapmalar gibi bir tezde olmaması gereken şeylere lütfen tezinizde yer vermeyin.


- Etik ihlaller bence EN ÖNEMLİ husus. Yazım esnasında sık yapılan etik ihlallerin başında ise İNTİHAL geliyor. Bu ihlal tüm akademik yaşamınızı yakabilir. Lütfen atıflara, kaynak göstermelere çok dikkat edin. Ben bir atıf yapınca hemen kaynakçaya ekliyorum. Eğer referans aracı kullanıyorsanız da buna dikkat edin. Etik konusunda şu kitabı hatim etmenizi öneririm.


- Yöntemde tezinizin deseninden ve bu desenin seçim nedeninden başlayarak adım adım tüm süreci anlatmalısınız. Tekrar vurguluyorum: Bilimsel bir yayın üretimi yapıyorsunuz, hiçbir nokta açıkta kalmamalı ve kafalarda bunu nasıl yapmış, nasıl bu sonuca ulaşmış gibi soru işaretleri kalmamalıdır. Her açık nokta savunmada cevabını vermek zorunda kalacağınız ekstra sorulara ve sonucunda da tezde düzeltmelerle zaman kaybına yol açacaktır. Bu nedenle deneyimleriniz tazeyken günlüğünüze notlarınızı alın ve yazım saatlerinde hemen notları temize çekin.


- Benzer şekilde evren ve örneklem seçimleri nedenleri ile verilmelidir. Örneklemeyi detaylıca anlatın. Doğru örnekleme yaptığınıza emin olun. Nitel bir kurguda ise görüşmecileri nasıl seçtiniz, neden bu kişiler sizin görüşmeciniz oldu gibi her detayı vermelisiniz. Yönteme dair içerikler araştırma deseni ve yaklaşımı doğrultusunda çok çeşitli olduğu için burada genel ifadelerden bahsediyorum. Siz, mutlaka kendi araştırmanıza yönelik desenin ve yaklaşımın uzmanı olmalısınız.


- Kötü bir desenleme veya veri toplama işlemi en güzel araştırma konusunu bile ziyan edebilir. Bu doğrultuda veri toplamayı mümkün mertebe kendiniz yapın. Vatandaş onlarca anket çoğaltıp okula bırakıyor, iki gün sonra alırım diyor. İyi de o anketler nasıl dolduruluyor haberin var mı? Verinizin başında olun arkadaşlar. Mecbura kalmadıkça bu işi başka birinden istemeyin. İnternette de öyle uluorta şu anketi sevabına doldurun muhabbeti yapmanızı tavsiye etmiyorum. Devir internet devri ve veri toplamada internetin büyük nimetleri olduğu kuşkusuz. Ama bunun dezavantajlarını da ortadan kaldırmanın yolunu bulmalısınız. En iyisi çevrimiçi formu doğrudan ilgili kişiye göndermek ve onun da aynı şekilde başkalarına ulaştırmasını sağlamak.


- Bulgularda sadece bulgular verilmelidir :) Komik oldu biliyorum ama çoğu tez yazarı bulgularla tartışma kısmını birbiri içine yedirme hatasına düşer. Bulgular veri toplama sonucunda elde ettiğiniz nesnel bilgilerdir. Tartışma ise bulguların literatürle harmanlanarak yorumlandığı kısımdır. Yani yorumlarınızı tartışma bölümüne saklayın. Yine bulguları yazarken tutarlı bir yol izlemeli, karmaşadan kaçınmalısınız. Tezinizi okuyanlara açık ve net bir resim çizmelisiniz. Gerekli yerlerde tablo, şekil veya grafik kullanımına dikkat edin. Bunların enstitünün istediği formatta olmasına özen gösterin. Bulgularınızı illa ki önceki araştırma sonuçlarını destekleme gayretine yani correction-bias'a düşmeyin. Sizin bulgularınız literetürle uyuşmaz da olabilir. Bunun olası nedenlerini de tartışmada mutlaka vermelisiniz.


- Tartışma kısmı ise tezin en can alıcı kısmıdır. Çünkü girişten başlayarak siz bir hikaye yazmaya başladınız ve tartışmada artık hikayeyi finale bağlayacak, sonuç ve önerilerle sezonu kapatacaksınız. O yüzden tartışmada bulguları geniş bir literatür incelemesi bağlamında, bol kaynak kullanımı ile yorumlamalısınız. Tartışma kısmı tezin en uzun ve kapsamlı kısmı olmalıdır. Ama demin de dediğim gibi Türkiye'de tezlerde literatür hakimiyeti sürmektedir. Yani ben bu bulgulara ulaştım, ve bunları böyle yorumladım demek yerine biz ağırlıklı olarak, falanca böyle yazmış böyle yorumlamış deyip topu taca atıyoruz. Oysa hocalar; bu senin tezin, SEN NE DİYORSUN? diye soruyor. Bu nedenle tartışma kısmı üzerinde en fazla mesai harcamanız gereken kısımdır. Hatta şöyle söyleyeyim, bilmem çok mu iddialı olur ama, biz aslında tüm tez çalışmamımız boyunca tartışma kısmı için hazırlanıyoruz. Tartışmaya kadar tezin önceki kısımları zaten yapıp ettiklerin, bunları biraz titiz bir çalışmayla yazmanın bir zorluğu yok. Fakat, tartışma kısmı senin söylediklerin, yorumların ve cevapların. O yüzden yazması en zor kısım çünkü SÖZ SIRASI SENDE! Savunmanda da en fazla yöntem ve tartışma üzerinde duracaklarını garanti ederim. Literatürü pek incelemezler, bazı boşluklar veya şekilsel hatalar belki söylenebilir. Ama tartışmada niye şu kaynağı okumadın, niye falanca makaledeki bulgudan yararlanmadın, bu bulguyu nasıl olup da böyle yorumluyorsun gibi hedefi on ikiden vuran nokta atışları yaparlar. Tüm bunlara cevap verebilmen için tartışmayı iyi hazırlamalısınız.


- Sonuç kısmı esasta tartışmanın bir devamı niteliğinde olup tüm tezin sonuçlandırıldığı ve yorumlandığı kısımdır. Yani finali yapıyorsunuz. Burada da tezinizin alana katkısını mutlaka vurgulamanızı tavsiye ederim. Ayrıca önerilerle devam ederek ileri araştırma ve uygulamalara ışık tutabilirsiniz.


- Tezinizi mutlaka defalarca gözden geçirin, tekrar tekrar okuyun. Anlam bozukluğu, imla ve noktalama hataları, kayan tablolar, grafikler gibi detayları kontrol edin. Bazen bir bölümü düzenlerken diğer bölümde kaymalar olabiliyor.


- Tezinizi çıktı alacağınız veya flashbellekte taşıyacağınız durumlarda hem Word hem de PDF formatına çekilmiş halini yanınızda bulundurunuz. Çıktı alırken pdf kopyasını yazdırınız.


- Savunmaya en az 1 ay öncesinden hazırlanmaya başlayın. Güzel bir sunum hazırlayın ve mutlaka bolca prova edin. Savunma gününde erken gidip ortamı hazırlayın ve cihazları kontrol edin. Sunumunuzu birkaç yerde yedekleyin. Benim ilk TİK toplantımda flashı fakültenin bilgisayarına takmamla antivirüs flashı komple silmişti. Yani sunumsuz kaldım. Allahtan yanımda notlarım vardı da onların üzerinden sunum yaptıydım. Siz siz olun başta tez olmak üzere tüm doküman ve evrakları yedeklemeyi ihmal etmeyin.


Gelelim motivasyon konusuna.


Motivasyon ve Son Tavsiyeler


Tez yazımına dair detayları benim yazdıklarımdan çok daha geniş ve çok daha güzel anlatan pek çok kaynak bulabilirsiniz. İnternette minik bir aramayla sayısız makale, köşe yazısı, kitap önerisi vs. bulunabilir. Ancak burada şu önemlidir: Bu kaynakları okumak ve kendi stratejinizi belirlemek için ne kadar süre ayırmalısınız? Tez Nasıl Yazılır'ı araştırmak için geçireceğiniz günlerin, haftaların hatta ayların; veya zaman planlamanız için kafa patlatacağınız sürenin çalışma takviminizden gittiğinin farkında olmalısınız. O yüzden size tavsiyem; bu blog ve benzeri kaynakları hızlıca sindirmeniz ve bir an önce eyleme geçmenizdir. Dedim ya her tez çalışması kendine özgü bir hikayedir, bu nedenle kendi hikayenizi bir an evvel yazmaya başlamanız en doğrusudur. Erdem hoca şunu önermiş şöyle yapayım... Tamam ben deneyimlerim ölçüsünde size bildiklerimi aktarırım ama bunlar benim deneyimlerimdir. Belki siz benden daha verimli bir yol da keşfedebilirsiniz. İşte bu yüzden bir an önce işe girişin! Çünkü yazıma geçmeden en doğru işin ne olduğu konusunda sadece tahmin sahibi olabilirsiniz. Bilmek başkadır, uygulamak başka. Uygulayın!


Motivasyon, tez yazarlarının en büyük sorunudur. Hele ki sizi destekleyecek anlayışlı ve bilgili bir danışmanınız yoksa... (Böyle bir danışmanınız yoksa tavsiyem yol yakınken danışman değişikliği yapın) Bazen orda burda kendini şişirmek için konuşan tipler görürsünüz. Onlara göre tez yazarı uyumaz, günde en az 10 saat çalışır. Her hafta 2-3 kitap bitirir vb. Böyle insanüstü bir çalışmadan bahseden tipler vardır. Yalan! Tez sürecinin belirli evreleri böyle yoğun bir çalışma gerektirebilir ama tamamı değil. Bu tipler de eğer gerçekten böyle 1-2 hafta çalıştıysa sanki tezini verene kadar hep böyle çalışmış gibi onu anlatır durur. Açık söyleyeyim hepsi hikaye. Bir yandan La Casa de Papel'in yeni sezonunu anlatıp ardından böyle şişinen tiplere kesinlikle inanmayın. Tez süreci yorucudur. Yoğun dikkat, konsantrasyon ve düzen ister ama hangimiz bu kadar düzenliyiz ki? Birer makine olmadığınızı unutmayın ve bu tipleri dinlemeyin.


Bu yüzden zaman planlamanızı, günlük-haftalık-aylık limitlerinizi çok iyi belirleyin. Olası aksaklıklara karşı zaman ayırmakta fayda vardır. Ben pazar günlerini haftalık revizyon günü olarak belirlemiştim. Her pazar araştırma günlüğümü açıp eksikleri gedikleri kontrol eder ve tamamlayabildiklerimi tamamlardım. En azından eksikleri tamamlama adına kafamda bir çerçeve oluştururdum. Bu sayede öngördüğüm tarihte tezimi bitirdim.


Motivasyon çemberiniz kırıldığında bunun sadece kendinize özgü bir durum olduğunu düşünüp olayı kişiselleştirmeyin. Böyle anlarda ben zaten tembelim, niye YL/DR yapıyorum ki, nerden başladım bu teze gibi kendinize dönük suçlamalara bir başlarsanız bunun ucunu bucağını bulamazsınız. Onun yerine bunun geçici bir durum olduğunu kabul edin. Her gün aynı motiveyle çalışmanın imkansız olduğunu, çünkü insanların birer makine değil duygu ve arzu sahibi bir varlık olduğunu hatırlayın. Bu döngüden çıkmak için neler yapabilirsiniz, bunu düşünün. Belki dışarıda bir yürüyüş, belki ailece yenecek bir akşam yemeği, belki hafif bir müzik eşliğinde uyumak... Herkesin kendine göre enerjisini topladığı bir aksiyonu mutlaka vardır. Demem o ki tez yazıyorum diye kendinizi hayattan soyutlayıp bunalımdan bunalıma atlamayın. Spor yapın, arkadaşlarınızla gezin eğlenin (pandemide nasıl olur bilmiyorum ama), ailenizle vakit geçirin, kitap okuyun, güzel filmler izleyin. Ama bunların hepsini ölçülü, planlı yapın. İki hafta boyunca gezip iki gün teze bakan tiplerden olmayın yani. Şu yazıma da göz atmanızı mutlaka tavsiye ediyorum.


Son olarak şunu söyleyeyim: Dünyanın en çalışkan tez yazarı da olsanız o tez bitip de YÖK'e kaydolduğunda illa ki kusurlarını bulacaksınız/bulacaklar. Kendinizi eleştireceksiniz niye bunu böyle yazmadım da şöyle yazdım veya keşke burada şu noktaya da değinseydim gibi... Yani kusursuz bir tez zaten olmayacak. Yapmanız gereken maksimum dikkat ve özeni göstermeniz. Kusursuz cinayet olmadığı gibi kusursuz tez de yoktur arkadaşlar.


Evet, uzun bir yazı oldu ama sanırım buna değdi. Yine de burada aktarmayı unuttuğum, yanlış aktardığım veya tam olarak açamadığım noktalar için özür dilerim. Tez sürecinin farklı bilim dallarında, araştırma yaklaşımlarında, yöntemlerinde ve tekniklerinde farklı işleyen mekanizmalarının olması nedeniyle burada genel bir çerçeve çizmeye çalıştım.


Bu bağlamda sorularınız olursa mutlaka bana yazınız. Ayrıca bu yazıyı faydalı bulduysanız sosyal medya hesaplarınızda da paylaşmanızı rica edeceğim.


Hepinize sağlıklı bir tez süreci diliyorum.



2,266 görüntüleme

#eğitim politikaları  #eğitim sosyolojisi  #eleştirel pedagoji  #örgütsel yapı ve davranış

Erdem Oklay, © 2015. Tüm hakları saklıdır. Site içerisinde yer alan sayfalarda aksi belirtilmediği sürece, site içindeki hiçbir doküman, sayfa, grafik, tasarım unsuru ve diğer unsurlar izin alınmaksızın kopyalanamaz, başka yere taşınamaz, alıntı yapılamaz, internet üzerinde veya her ne şekilde olursa olsun yayınlanamaz ve kullanılamaz. Site Yöneticisinin önceden verilmiş açık muvafakati olmaksızın başka siteler ya da medyalara kopyalanamaz. Siteyi ziyaret edenler bu kuralları ve kuralların ihlalinden doğabilecek hukuki yaptırımları kabul etmiş sayılırlar. 

  • LinkedIn - Beyaz Çember
  • Heyecan - Beyaz Çember