Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?

#insan #yaşam #kimlik #kişiselgelişim


Konuya gerçekten de başlıktaki gibi "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diye başlamak isterdim ama bunun da artık bayatladığını düşünüyorum.


Kim olduğunuzu sorduklarında sadece adını soyadını ve mesleğini söyleyenlerdenseniz eğer, geçmiş olsun. Kimliğinize ilişkin detaylı bir sorgulama yapmamış olabilirsiniz. Oysa hayatta en önemli şey kimliğimize ilişkin bilgimizdir. Bunu konuyu vurgulamak için veya öylesine söylemiyorum. Kişinin kendini bilmesi kesinlikle sahip olabileceği en önemli bilgidir ve evet burada meşhur Yunus Emre deyişini paylaşmam gerekiyordu :)


Sizden bir şey rica edeceğim.


Elinize bir kağıt ve bir kalem alın. Kağıda arkalı önlü olacak şekilde "Kim" olduğunuzu yazın. Sizi, size anlatın, bakalım ne çıkacak? İki sayfa çok diyorsanız bir sayfa da olur.

Bu benim her sene öğrencilerime yaptırdığım bir uygulama. Bana seni anlat diyorum. Çoğu adı ve soyadı haricinde kendinden bir şey yazamıyor. Çünkü bunun üzerine hiç düşünmemiş oluyor. Tek tük bazıları hobilerinden, hayallerinden bahsediyor. Bir kısmı ise arkadaşının yazdıklarına bakıp ona göre kağıdı "doldurmayı" tercih ediyor.


Onların henüz çocuk olduğunu söyleyip "kimliksizliği" mantığa bürüyebiliriz elbet. Peki, aynı uygulamayı yetişkinlere yapsak sizce nasıl sonuç alırız? Ben pek de farklı sonuçlarla karşılaşacağımızı sanmıyorum. Mutlaka arada fark olacaktır ama bu durum şu gerçeği değiştirmiyor: Kendimiz hakkında o kadar az düşünüyoruz, haliyle o kadar az şey biliyoruz ki.. Kim olduğumuz, ne yapmak istediğimiz, hayallerimiz... Daha çok bir hengame içinde geçiyor zaman. Hep telaşlıyız, hep yorgun, hep incinmiş ve şikayetçi.


Hep bir şeyler yanlış gidiyor bize göre. Hep birileri bir yerlerde bir düğmeye basıyor ve altüst oluyor tüm hayatımız. Hiç suçlu bulamazsak veya suçlulardan emin olamıyorsak da kendini savunma şansı bile olmayan kavramlara atıyoruz suçu. Kahrolası 2020 diyoruz mesela. Öyle ya 2020'nin kendini savunma şansı olsaydı ne derdi acaba? Kaldı ki 2020 dediğimiz şey de biz insanların bir uydurmasından başka nedir ki? Takvimlerin nasıl oluşturulduğunu, aylara nasıl isim verildiğini, ve neden 30-31 şeklinde bir sıralama olduğunu bir araştırıp da görün isterseniz. Gülme garantilidir.


İşte bu telaşe içinde en az zaman ayırdığımız şey kendimiziz. Üzerimizdeki yüklerden bir kurtulsak balon gibi havalanacağız Cem abinin deyimiyle..

Haydi şimdi bu etkinliği yapalım. Hep birlikte. Bu yazıyı okuyan herkes eline bir kağıt kalem alıp kendisini kendisine anlatsın. Bakalım neler çıkacak. İsteyenler bana yazdıklarını e-posta olarak da gönderebilir ve onlarla aramızda daha güçlü bir bağ kurulur. Eposta adresim eoklay@gmail.com


Bu yazıyı beğendiyseniz ve faydalı olacağına inanıyorsanız, ama gerçekten inanıyorsanız lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. Kimin, hangi yarasına merhem olacağınızı bilemezsiniz.

Bu arada dayanamayıp paylaşacağım...


İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktır...


Yunus Emre



Sağlıkla kalın.

133 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Doğan Hoca

© 2015 by Erdem Oklay.

All rights reserved

Misafir

Takip Et

  • Siyah Heyecan Simge
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Siyah Instagram Simge