Herkes için eğitim!

E.

Oklay

  • Erdem

Sınav Kazandıran Hoca



Çevremiz en iyi "sınava hazırlık hocaları" ile dolu değil mi? Sosyal medya, Youtube, denemeler, soru bankaları, hatta kitap fuarlarında imza günleri düzenleyenler...

Sayfa açıp sayfa beğenisine sizi davet edenler, hatta whatsapp grupları ile müşterilerine, pardon "öğrencilerine" direkt ulaşanlar...

Her biri "sınavlara öğrencileri en iyi hazırlayan benim" reklamının farklı alanlardaki yansımaları oysa.


Peki en iyisi sizce hangisi/kim? Durun söylemeyin. (söz hakkı doğmasın) O aklınızdan geçen ismi veya isimleri aklınızın bir köşesinde tutun yeter.

Şimdi size soruyorum:

O kişinin/kişilerin bu işte en iyi oldukları kanısına nereden vardınız?


Muhtemel cevaplarınızı tahminen yazıyor ve yanıtlıyorum...


1- Çünkü sosyal medyada onları sürekli görüyorum. Çok aktifler.

Yanıt: Bir insanın sosyal medyada görünür/popüler olması onun öğretmenlik becerisi hakkında bir veri sağlamıyor ne yazık ki. Sosyal medya uzmanı kiralayarak internet ortamındaki görünürlüğünüzü kısa bir sürede 100 hatta 1000 katına çıkarmanız mümkün. Biraz paraya kıyarak (aslında kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyerek) herkes kendisini inanılmaz aktif gösterebilir. Ama bir de gerçek sınıf ortamında faaliyetlerini görmek lazım?


2- O kişinin yazdığı test kitabını/soru bankasını/denemeyi aldım. Soruları çok kaliteli.

Yanıt: Test sorusu hele hele yeni nesil bir soru hazırlamak hiç de göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Öğretimde ölçme ve değerlendirme üzerine koskoca bir bilim alanı olduğunu biliyor muydunuz? Bir testin kalitesini etkileyen pek çok değişken ve istatistiki işlem vardır. Soruların kalitesi hakkında deneyimli öğretmenler bile kolay kolay yorum yapamamaktadır. (Bu işin ne denli zor olduğu konusunda şöyle söyleyeyim her yıl YKS, LGS vb. ulusal sınavlarda tüm dikkatlere rağmen hatalı/çelişkili soru çıkabilmektedir.) Çünkü bu başlıbaşına bilimsel bir yöntemle belirlenir. Hemen her gün onlarca soru bankasının piyasaya çıktığı bir çağda bu bilimsel kurallara ne derece uyuluyordur sizce?


3- O kişi en iyi hoca çünkü onun soruları çok ideal. Kolay da var zor da.

Yanıt: Bu zaten olması gereken. Olması gerekeni yaptığı için bir işte "en iyi" olarak nitelendirilmek mantıklı mı sizce? Şu garson çok iyi, niye? Çünkü servis yapabiliyor... Oldu mu? Ayrıca kolay ve zor herkese göre değişir.


4- O kişinin sorularını benim çocuğum yapabiliyor.

Yanıt: Eee? Bir başkasının çocuğu da falanca hocanın sorularını yapabiliyor.


5- O hocanın videolarını izliyoruz. Çok eğlenceli, çok güzel anlatıyor.

Yanıt: Sizi sabaha kadar gülmekten alıkoyabilirim. Ders anlatımım arasına okuldaki maceralarımı sıkıştırmam yeter bunun için. Zaten doğuştan da espritüel biriyimdir. O halde ben iyi hocayım. Oldu mu şimdi? Maalesef o eğlenceli hocaların videolarının %80'i sadece geyik muhabbeti. Bunlardan çok iyi bilinen meşhur T. yayınları mesela... Sırf fasa fiso... (Özellikle isim vermiyorum ama konu anlatım videolarını takip edenler hemen anlayacak kimi kastettiğimi)


Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum: Eğitimcilik tamamen gönülden gönüle yapılan bir iştir. Bir eğitimcinin popüler olması, sınav kazandıran hoca olarak ün salması pek de normal değildir. Çünkü gönülden gönüle olan bir işin kıymetini ancak o gönül anlar. Bunun reklamı olmaz, olamaz. Oluyorsa arkasında bir bit yeniği aramak lazımdır.


12 yıllık eğitimci, fen bilimleri öğretmeniyim. Soruları ve yayınları ile gerçekten sınav kazandıran hoca say deseniz kendi alanımda sayabileceğim 3, en fazla 5 isim vardır. (Hayır ben onlardan biri değilim :)) Bu kişiler ölçme değerlendirmenin bütün kurallarına riayet ederek, derin araştırma ve süzgeçleme işlemleri ile senede belki 1, en fazla 2 yayını ancak çıkarabilmektedirler. (Hatta böyle birinin son düzeltmelerini ben yaptım) Uykusuz geçen günlerin ardından soru yazımlarını bitirebilmektedirler. Onların imza günlerine gidecek vakitleri, youtubeda ders anlatacak zamanları da yoktur. Onlar ünlü, popüler değildir ama kıymeti gerçekten bilinen hocalardır. Diğerini 100 kişi bilir ama 90'ı arkasından lanet okur. Bunları ise 10 kişi bilir ama her akşam hayır duası alırlar...


Velilere ve öğrencilere bir şey diyemem. Onlar sadece kendileri ve çocukları için en iyisi olsun istiyorlar ve bu nedenle hepsini deniyorlar. Bir umut işte... Ama şunu da söyleyeyim; bu meşhur hocaların yayınlarını alıp da aslında ne kadar kalitesiz olduğunu ve bu işin tamamen reklam amaçlı yapıldığını söyleyen çok veliye/öğrenciye rastladım. Yazanlar da oluyor direkt yüzüme söyleyenler de.


İşin bir diğer vahim yanı bu sözde hocaların gerçekte ne kadar başarılı olduklarını, iddialarını ne oranda ispatlayabildiklerini kanıtlayabileceğimiz bir veri elimizde bulunmuyor, bulunması da mümkün değil. Dolayısıyla bu hocaların "en iyi benim" reklamlarının doğruluk payını bilemiyor, çoğu zaman onların popülaritesine kanıp onları gerçekten "en iyi" zannediyoruz.


Şimdi bu yazıyı okuyan belki de popüler bir "sınav kazandıran hoca" şunu diyecektir: "Eleştirmişsin ama ben youtube a da yetişiyorum, imza günlerine de, ama kaliteli yayın da çıkarıyorum. Boş yapma!"


Ben de ona şu yanıtı vereceğim: "Peki."

285 görüntüleme