Nasıl İyi Bir Yaşam Sürülür? -Bölüm 1-



Hepimiz bu hayat sahnesinden geldik, geçiyoruz. Ve istisnasız hepimize toplum tarafından öğretilen bazı şeyler var. Gelenekler, görenekler, ayıplar ve kabuller... Hiç düşünüyor muyuz mesela "Bayramda büyüklerin elini öperken" bunu neden yaptığımızı? Hayır, bu toplumun bize öğrettiği bir davranış kalıbı çünkü. Şimdi diyeceksiniz ki "E büyüklere saygı duyulur da ondan" Peki büyüklere neden saygı duyulur? Kimse doğacağı zamanı seçemediğine göre sırf benden önce bu dünyaya adım atma "şansını" yakalamış birine neden saygı duyuyorum? (Ona saygı duymam için doğum tarihi tek başına yeterli bir neden olabilir mi?)


Amacım toplumsal bir geleneği sorgulamak veya "Artık kimsenin elini öpmeyin" demek değil. O karar size kalmış. Amacım; hayatımızı yönlendiren bu ve buna benzer sayısız otomatik davranışa sahip olduğumuzu anlatmak. Bir düşünün bakalım daha yüzlerce bu tür davranış bulacaksınız. Neden "öyle" yaptığınızı bilmediğiniz, "öyle gelmiş öyle gider" dediğiniz... Arkasında mantıklı bir açıklama olmayan, olsa da zaman içinde unutulmuş bu otomatik davranışlar hayatımızı öyle kuşatıyor ki toplumun kabul ettiği davranışları otomatik olarak topluma, ailemize, yakınlarımıza tekrarlamaktan öteye gidemeyen kişiler olup çıkıyoruz.


Toplumlar kendi yapılarını korumak ve geleceğe kalmak adına elbette bu tür davranışlar belirler. Bu aslında gayet doğaldır. Ama bazı toplumlarda bu otomatikleşmiş davranışların sayısı, kişinin kendi iradesinin sonucu olan davranışların miktarını geçmeye başladığında kişi şunu düşünmeye başlar: "Ben aslında kimim?" Toplumun içinde onu oluşturan küçük bir birey mi, yoksa kendi hür iradesiyle hareket edebilen, özgürce karar alan ve kararını uygulama cesaretine sahip bir insan mı? Sonuçta kişi kendisini değersiz hisseder, hayattaki önemini kavrayamaz ve kendine yabancılaşır.


İşte gelişmiş toplumlarla gelişmekte olanları ayıran en önemli ikilem budur. Gelişmiş toplumlarda hür iradesini geleneklere oranla daha fazla yansıtan birey çoktur. Diğerlerinde ise gelenekler o denli baskındır ki kişi kendi iradesiyle bir seçim yapmaya korkar. Çünkü böyle bir seçim halinde ayıplanmaktan, ayrıştırılmaktan ve dışlanmaktan korkar. Gelenekselci bir toplumda yenilik peşinde koşan insan bu yüzden pek çıkmaz. Çıkmaya cesareti olanlar da kısa zamanda etkisiz hale getirilir.


Değerli okurlarım, güzel bir yazı dizisine başladık. Bu dizide toplumsal yapımızdan başlayarak, objektif ve bilimsel görüşler doğrultusunda "Nasıl iyi bir yaşam sürülür?" sorusunun cevabını arayacağız. Bu cevap aynı zamanda "Nasıl hür bir insan olunur?" sorusuna da bir açıklama olacaktır diye düşünüyorum. Konuyla ilgili görüşlerinizi bana yazın. Yazın ki yazı dizimde onlara da yer verebileyim. Böylece güzel bir diyalog başlatmış oluruz. Görüşleriniz için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.


Sevgiyle kalın.

115 görüntüleme
  • Facebook Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge
  • Twitter
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Instagram

Erdem Oklay, © 2015. Tüm hakları saklıdır.

powered by Wix.