İlk Araştırmasını Yapacaklara Tavsiyeler


Lisansüstü eğitime hepimiz büyük bir heyecan ve arzuyla başlıyoruz. Bu motivasyonla birlikte ilk düşündüğümüz şeylerden biri kendi bilimsel araştırmamızı yapmak, makale yazmak, kitap çıkarmak veya en azından bir kitapta bölüm yazmak oluyor. Doğrusunu söylemek gerekirse yayınsız bir bilimsel çalışma pek bir anlam ifade etmiyor. Bu yüzden de yayın yapmaya yönelik büyük bir istekle yüksek lisans ve doktoraya başlıyoruz.


Bunları ben de yaşadım. Henüz yüksek lisansımın ilk senesinde arkadaşımla ordan burdan bulduğumuz saçma sapan anket sorularını toparlayıp görüş formu hazırlayarak bir "araştırmaya" girişmiştik. Neyse ki deneyimli bir hocamıza görüş almaya gittiğimizde bu işin böyle yapılamayacağını söyleyerek bizi uyarmıştı. Biz tabi sonraları "ölçek geliştirme" veya nitel bir araştırma için "görüşme soruları" hazırlamanın aslında ne kadar kapsamlı ve titiz çalışmalar olduğunu öğrenmiştik ve o halimize gülmüştük. Arkadaşla geçmişi yad ederken bu anı hala aklımıza gelir ve gülümseriz..


Bu anlamda ilk araştırma ve makale yazımı bütün araştırmacılar için en riskli alandır. Çünkü deneyimsizsinizdir, çünkü ne yapacağınızı bilmiyorsunuzdur, çünkü "acaba alan hocaları buna nasıl tepki verir, eleştiri yer miyim" diye çekinceleriniz vardır... Ancak içinizdeki heyecan ve motivasyonu da engelleyemiyor, şimdi araştırma yapmayacaksam ne zaman yapacağım diye de hayıflanıyorsunuzdur. Emin olun bunların hepsini yaşadım. O yüzden bu yazıda ilk defa bilimsel bir araştırma yapacaklara ve makale yazarlarına yönelik bazı tavsiyelerimi sıralayacağım. Başlıklar halinde gitmenin faydalı olacağını düşünüyorum.


1- KORKMAYIN, BAŞLAYIN

Araştırma yapma veya makale yazma işini asla ileriye ertelemeyin. Şunu çok görüyorum: Daha hazır değilim, şu dönem bir geçsin bakarız tarzı ertelemeler yapanlar var. Gerçekte onlar korkularıyla yüzleşmekten çekiniyorlar. Peki, bir işi yapmadan nasıl öğreneceksiniz? İşe girişmeden, kolları sıvamadan, ter dökmeden o işe hazır olup olmama durumunuzu nereden bileceksiniz? Kaldı ki bunun belirli bir zamanı yok. Onlarca makale ve kitap yazmış olan deneyimli hocalar bile araştırmalarında hata yapabiliyor. Yılların profu olan hocaların makalelerinde gördüğüm hataları yazsam şaşırır kalırsınız. Demek ki neymiş? Hepimiz insanız. Hata yapabiliriz. Hatalardan ders çıkarıp daha iyisini yapabilmek için de bir yerden başlamak gerekiyor. O yüzden tavsiyem; hemen başlayın!


2- ACELECİ DAVRANMAYIN

İlk tavsiyemle çelişiyor gibi gözükse de aslında farklı bir şeyi ifade ediyorum. Korkmayın derken ilk araştırmanızı ertelemeyin, kimseden çekinmeyin demek istiyorum. Burada ise kastım şu: Bir an önce makalem yayınlansın diye öğrenci işi aceleye getiriyor ve dergilerden sağlam bir ret yiyor. Bu da moralini bozuyor haliyle. Şöyle düşünün: Gerçekte bilimsel makalelerin ancak % 10'u ciddi şekilde okunuyor. Bu yüzdeliğin içine girme şansınız zaten çok düşük hatta imkansız. O yüzden neyin acelesi bu? Makalenizin çıkmasını bekleyen sabırsız bir kitle olduğunu mu sanıyorsunuz? Bir an önce bu rüyadan uyanın derim :) Evet ilk araştırmanızı/makalenizi ertelemeyin ama ertelemeyeceğim diye de arkasından atlı kovalar gibi aceleciliğe de bulaşmayın. Hadi diyelim acele ettiniz ve hatalarla dolu bir makale (varsayalım) bir dergide yayın şansı buldu. Kariyerinizin ileri aşamalarında geri dönüp baktığınızda size pişmanlık yaşatacak, keşke yayınlatmak için bu kadar acele etmeseydim demenize neden olacak bir yayınınızın olmasını ister misiniz? CV'nizde görünmesini istemediğiniz yayını yapmayın arkadaşlar.


3- KONU SEÇİMİNİ NASIL YAPALIM?

İlk araştırmanızda sizi fazla zorlamayacak, kaynak taramasını rahat yapabileceğiniz bir konu iyi olur. Çok çalışılmış bir konu da olabilir ama şunu unutmayın, bu sizin yapacağınız ilk çalışma. Amacınız bu süreci öğrenmek, deneyim kazanmak. Yani daha ilk yayınızda bilim dünyasını sarsmayı ve o meşhur "alandaki boşluğu" doldurmaya çalışmıyorsunuz zaten. Tabi bilime katkı sunmanız iyi olur ama hiçbir bilim otoritesi bir araştırmacının daha ilk makalesinde devrim yaratmasını beklemez. O yüzden biraz rahat olun, acemiliğin de tadını çıkararak literatür taramasını rahat yapacağınız bir konu seçin. Konunun ilgi alanınız dahilinde de olması önemli tabi ki. Neticede literatür taraması yaparken ve araştırma esnasında sıkılmamanız, keşke bu konuyu seçmeseydim dememeniz lazım. O yüzden tavsiyem çevrenizde alanınızla ilgili gördüğünüz yaygın, arkaplanı derin ve kaynağı bol bir konu belirleyin. Ben arkadaşımla ilk "araştırmamızda" konu olarak, daha doğrusu yaygın bir problem olarak "eğitim fakültelerindeki bazı öğretim üyelerinin öğrencilerine sunum yaptırarak derslerini doldurmalarını" seçmiştik. Eğitim Fak. okuyanlar bilir, bazı hocalar bir kitap belirler, kitabın içeriğini öğrencilere ilk derslerinde pay eder ve bütün sene hoca ders anlatmadan sadece öğrenci slaytlarıyla ders tamamlanır. Bu yöntemin öğretimsel açıdan faydalarını/zararlarını sorgulayan bazı sorular yazarak görüş formu oluşturmuştuk. Ancak sıkıntımız öncesinde hiç konuyla ilgili literatürü taramamış olmamızdı. Dolayısıyla sorularımız biraz havada kalıyordu. Danıştığımız hoca da bizi uyarmış, biz de literatür taramasının ardından görüş formunu hazırlamayı ve çoğaltmayı uygun bulmuştuk. Ancak sonradan araya başka işler girdi, yapamadık. Bir süre sonra da araştırmadan soğuduk. Eminim benzer problemler sizin kendi alanınızın pratiğinde de mevcuttur. Bunları bulun ve ilk olarak bunların üzerine gidin. Belki bilim dünyasında bir devrim yaratmayacaksınızdır ama araştırma deneyimi kazanacak ve pratik bir probleme çözüm yolları önereceksiniz. Bunlar da az şey değil...


4- KİMLERLE ÇALIŞALIM?

İlk araştırmamda tek mi çalışayım yoksa 2-3 kişilik bir ekip mi olmalı sorusu zihninize takılabilir. Bu noktada şunu söylemeliyim: Bilimsel araştırma süreci yoğun geçen, motivasyon ve sabır gerektiren, titiz olunması gereken bir süreçtir. Doğal olarak ilk araştırmanızda bu etkileri daha fazla hissedersiniz. O nedenle tavsiyem; eğer deneyimli bir grubun içinde yer bulabildiyseniz bu grubun üyelerinin size mentorluk yapabileceği bir ekip çalışması olabilir. Örneğin deneyimli bir hocanızla veya akademisyen grubuyla olabilir. Böyle bir gruba dahil değilseniz de tek başınıza çalışın ama dışardan destek alın daha iyi. En başta kendimden de örnek verdiğim gibi "hevesli birkaç arkadaş" bir araya gelip çalışma yapamıyor, en azından biz yapamadık. Yani sıfır artı sıfır 1 yapmıyor, yine sıfır oluyor :) İlk araştırmanız için tecrübeli birinin ekibinde olmak veya en azından tek bile yapsanız dışardan böyle insanların desteği ile işe girişmek en iyisidir. Mesela tek başınıza araştırmayı yapar, makaleye girişirsiniz ama belirli adımlarda yaptıklarınızı deneyimli insanlara göstererek fikirlerini alabilirsiniz. Benim bu anlamda ilk işim bir kongreye katılım ve tam metnini hazırlama konusunda bölüm başkanımızla çalışmak olmuştu. Hem kongre deneyimi kazandım hem de makalesini yazarken hocamız bizi evinde ağırlamış, orada çalışmıştık. Bu çalışmada da birlikte araştırma yapamadığımız arkadaşla birlikteydik. Aslında bu söylediklerim tüm akademik hayatınız için geçerli olacak: Sizi aşağıya çekecek, veya olduğunuz yerde saydıracak insanlarla asla akademik bir işe girişmeyin. Özel hayatınızda dost olun, arkadaş olun, gezin eğlenin ama birinin çok iyi arkadaş olması çok da iyi bir çalışma arkadaşı olacağı anlamına gelmiyor. Birlikte akademik çalışma yürüteceğiniz insanlar sizden hep bir veya birkaç tık yukarıda insanlar olsun ki sizi de kendi seviyelerine çeksinler. Kendinizi ancak böyle geliştirirsiniz. Ben bu düşünceyi sonradan şiar edinerek her çalışmamda yaptım ve gerçekten de her çalışmada kendime bir şeyler katarak ilerledim.


5- NASIL ÇALIŞALIM?

Tez yazımından önce tez önerisi verilir, bilirsiniz. Tez önerisinin amacı nedir peki? Tez önerileri aslında tezinizde alacağınız yolu gösteren bir belgedir. Tezin amacı, alt amaçları, önemi, alana katkısı, zaman çizelgesi, olası sonuçları ve sınırlılıkları gibi bir dizi bilgiyi içeren dokümandır. Çalışmanıza başlamadan önce böyle bir doküman oluşturmanızda fayda görüyorum. İster tek çalışın, ister deneyimli bir ekiple (ben bunu tavsiye ediyorum) tez önerisi gibi sizin de bir araştırma öneriniz, diğer bir deyişle yol haritanız olmalı. Yani işe plan yaparak başlamalısınız. Bu planda şu ve benzeri sorulara yanıt arayın:

  • Bu araştırmanın amacı/amaçları ne?

  • Bu araştırma neden önemli?

  • Bu araştırmanın bilime katkısı ne olacak?

  • Sınırlılıkları nedir?

  • Evren/örneklem veya katılımcıları kimlerdir?

  • Nasıl bir araştırma tasarımı kurgulanacak?

  • İntihal, yazım ve dilbilgisi, içerik vb. kısımların kontrolü nasıl sağlanacak?

  • Veri toplama, analiz ve raporlamada hangi yazılım/yazılımlar kullanılacak?

  • Olası sonuçları neler olabilir?

  • Zaman planlaması nasıl olacak?

  • Araştırma öncesinde ve sırasında resmi işlemler/izinler neler olacak?

  • Etik sorun doğurabilecek bir şey var mı/olabilir mi?

  • Araştırmacılar hangi noktalarda araştırmaya katkı verecek? (Ekiple yapılıyorsa)

Bu ve benzeri soruların cevaplarını net olarak oturtabiliyorsanız zaten işi yarı yarıya hallettiniz demektir. Gerisi sabırla çalışmaya kalıyor. İnanın pek çok deneyimsiz araştırmacı en baştan planlama süreci üzerinde yeterince durmadığı, hele bi başlayalım gerisi gelir mantığı güttüğü için çuvallıyor. Daha önce de dediğim gibi araştırma süreci yoğun mesai gerektiren bir iştir, süreç içerisinde karşılaşacağınız zorluklar sizi ve ekibinizi kolaylıkla yılgınlığa sürükleyebilir. O yüzden yolun başında tüm olası sonuçları, riskleri, görev paylaşımını (tek araştırmacı iseniz tüm görevleri kendinize yazabilirsiniz) vs. belirlemeli; en azından tahmin etmelisiniz. İşte tüm bunları detaylıca düşündüğünüzde ciddi bir bilişsel yükten bahsediyorum aslında. Bu yüzden ilk araştırmalarınızda deneyimli, paylaşımcı ve size mentorluk yapabilecek bir ekibin içinde olmanızı öneriyorum ya.


Çalışmanızı okuyan gözler mutlaka olsun. Bir köşede sessizce makalemi yazıp bir dergiye gönderirim diyorsanız çok büyük olasıkla ret yersiniz. Sürecin her aşamasında uzmanların desteğini almak şart diye düşünüyorum.


Makalenizi yazarken kendinizi bir hakem gibi düşünün ve hep olumsuzluk arayın. Kendi çalışmanızı kıyasıya eleştirin. Dostlar, arkadaşlar genelde iyi birer eleştirmen olmaz çünkü onlar sizi kırmamak adına makalenizi çok beğendiklerini, alandaki önemli bir boşluğu doldurduğunuzu ve makalenizin mutlaka yayınlanacağını söyleyebilirler. Yani gerçekçi değil, sizin görmek istediğiniz biçimde davranırlar. Dolayısıyla tarafsız insanlara ulaşmak daha verimli olabilir.


Benim makale yazarken demlenme süresi dediğim bir olayım vardır. Bunu sizlere de tavsiye ederim. Olay şu: yaklaşık 3 aylık yoğun bir çalışmadan sonra 1 ay boyunca makaleye bakmam. O bir aylık zamanda makale demlenir, kafam toparlanır, dikkatim başka şeylere odaklanır. Bir ay sonra yazdıklarımı elime aldığımda önceden göremediğim hatalarımı görür, ağaç yerine ormana odaklanmaya başlarım. Bir aylık boşluk yeni fikirleri not almam, zihnimin karmaşasını çözmem ve dinlenmek için çok iyi gelir. Dönüşte ise yine 1-2 aylık yoğun bir çalışma ile demlenme sürecindeki yeni fikirlerle makaleyi güçlendirmeye başlarım.


Sonunu düşünen kahraman olur mu olmaz mı bilmiyorum ama sonunu düşünmeden araştırmaya girişilmemesi gerektiğini biliyorum. Sonunu düşünün. Bu araştırma gerçekten gerekli mi, kariyerimde bu araştırmanın yeri ne olacak, bundan 5-10 yıl sonra geriye baktığımda bu araştırma için harcadığım emek, para ve zamana gerçekten değecek mi? Bu araştırma hiç yapılmamış olsaydı bana ve bilime nasıl bir olumlu/olumsuz sonucu olurdu? Bu tip sorularla lütfen araştırmanızı sorgulayın. Doktora öğrencileri biraz daha temkinlidir ama bilhassa yüksek lisans öğrencileri neredeyse akıllarına gelen veya çevrelerinden duydukları hemen her konuya araştırma sorusu şeklinde balıklama atlarlar çünkü çok heveslidirler. İyi de her aklımıza gelen konu gerçekten bir araştırma konusu olabilir mi? Bunu bir düşünün.


Düşündüğünüz araştırma için hangi ön bilgilere ihtiyacınız olacak? Örneğin nicel bir çalışmada istatistik bilginiz yeterli mi, SPSS gibi programları kullanmayı biliyor musunuz? Araştırma konusuna hakim misiniz? vb. sorular üzerine düşünmelisiniz.


Bazen bir araştırmaya hiç başlamamak herkes adına daha faydalı olabilir. Bu anlamda ilk araştırmanızdan başlayarak bir yayın politikası belirlemeniz önemlidir. Hangi konularda çalışacaksınız, bu konuları nasıl ele alacaksınız, çalışma süreciniz, kimlerle çalışacaksınız gibi sorular konusunda net bir tavrınızın olması gereklidir. En önemli noktalardan birisi de şudur diyerek kapatıyorum: Hiçbir çalışma mükemmel değildir ve olmayacaktır da. Daima çalışmanız bittikten sonra keşkeleriniz olacaktır. Önemli olan bu keşkelerden ders çıkarıp bir sonraki araştırmanızda bu hataları gidermenizdir. Dolayısıyla her araştırma süreci aslında bir deneyimdir. Olaya bu gözle bakarsanız araştırmalarınızdan çokça deneyim elde eder ve bu deneyimleri bir kazanç olarak sonraki çalışmalarınıza yansıtabilirsiniz.


İyi çalışmalar ve kolaylıklar diliyorum.

270 görüntüleme0 yorum

© 2015 by Erdem Oklay. All rights reserved

  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge