Eğitim: Karnesi Var Heyecanı Yok

#eğitim #karne #sömestr #okul #öğrenci #öğretmen #pandemi


Milyonlarca öğrenci yarın karne alacak. Daha doğrusu karnelerini sistemde görecekler. Basılı olarak verilmeyecek. Hey gidi, nereden nereye! Kendi karne aldığım dönemleri hatırladım da nasıl heyecanlı olurduk, nasıl da cık cık atardı yüreğimiz. Aslında karne notlarımızın çoğunu az buçuk tahmin ederdik.


Yani üç aşağı beş yukarı ne geleceğini bilirdik. O zamanlar tabi dereceler 1-2-3-4-5. Şimdi çocuğun karnede 72.333 yazıyor hocam bu sayı nasıl okunuyor diyor :)


Yine de bazı notlarımız farklı olurdu. Mesela matematik 4 bekliyorum, karnede bir bakmışım 5 olmuş gibi... Bunun nedeni de öğretmenlerin "kanaat notu" idi. Öğretmenin kanaatine göre notunu arttırıp azaltabiliyordu. Bu durumda yazılı ortalamasından farklı not geldiği olur, aramızda muhabbetini yapardık. Vay hain İngilizceci hiç yükseltmemiş falan, veya matematikçi iyi adamdır, beni de sever derdik... Dönem ödevi aldığımız derslerin bir tık daha yüksek geldiğini görürdük.


Vay be.. Şimdi ne dönem ödevi kaldı ne de kanaat notu. Diyeceksiniz ki e hocam bunlar hala var. Var olmasına var da dönem ödevi oldu proje çalışması, kanaat notu da oldu ders ve etkinliklere katılım. Kavramlara yüklediğimiz anlamların da zaman içinde nasıl değiştiğine güzel örnekler bunlar.


Özellikle 2004-2005 paradigma değişimi sonrasında eğitim dünyasına giren kavramların hemen hepsi, daha fazla sayısal gösterge, daha fazla performans ve daha fazla mekanik hale geldi/getirildi. Misal, kanaat notu ifadesindeki "öğretmenin gücü" alındı yerine derse katılım notu getirildi ve bu notların da ölçeklendirilmesi istendi. Yani öğretmene senin kanaatin yanlış/eksik, ona güvenilmez, eline bir ölçek al dönem boyu bu ölçeğin kriterlerine göre puan ver dendi. Öğretmen de haliyle bir süre sonra mesleğine yabancılaşmış bir teknik elemana döndürüldü. Bunlar uzun mevzular. Merak eden şu kitabı okuyup öğretmenliğin bu anlamda nasıl bir dönüşüm sürecine girdiğini görebilir.


Şimdi karneler de bundan nasibini aldı. Zaten uzun süredir veli erişimine açık olan sistem karne notu heyecanını bitirmişti, pandemi üzerine tuz biber oldu.


Ne dersiniz sanki bazı şeylerin biraz gizli olması, en azından ilk anda ulaşılabilir olmaması ayrı bir heyecan değil midir? Herkes şeffaflık diyor, ben de diyorum elbet, ama her şey şeffaf olursa da sanki tüm heyecan bitiyor. Kolay ulaşılır olma beraberinde eğitim heyecanını ve merakı da öldürüyor. Belki de bazı şeylerin arasını bulmak gerek. Sadece şu kanaat notu olayını bile geri getirsek, "Öğretmenim bu not sana aittir. Kimseye hesap vermene gerek yok, verdiğin notu da sen istemediğin sürece kimse göremeyecek" desek mesela??? Sadece bunu yapabilsek???


Her neyse..


Sağlıkla kalın. Şimdiden iyi tatiller.


63 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Doğan Hoca

© 2015 by Erdem Oklay.

All rights reserved

Misafir

Takip Et

  • Siyah Heyecan Simge
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Siyah Instagram Simge