Doğan Hoca



Hayatımda ilk defa bir yazıya nasıl başlarım, devamını nasıl getiririm bilmeden giriş yapıyorum. Oysa her yazımı titizlikle planlar, gereken yerlerde araştırmalar yapar, lisedeki kompozisyon dersinden miras bilgilerimle giriş-gelişme-sonucu tasarlardım.


Bu kez olmadı. Bırakın da olmasın zaten.. Bari bu kez olmasın.


Doğan Hoca'yı kaybettik dostlar. Gerek insana, gerekse psikoloji bilimine yaklaşımıyla hemen herkes gibi hocanın bende de farklı bir yeri vardı. Uzun uzun şöyle iyi insandı, böyle iyi işler yaptı falan anlatmayacağım, zira onu tüm Türkiye tanıyordu.


Onun bende iz bırakan yönü daima insan odaklı olmasıydı. Klasik bir psikolog edasıyla ciddi duruş yerine gönülden gönüle, candan cana konuşurdu. Bize X teorisini, Y teorisini anlatmaz, bu teoriler kendi kültürümüzde kendi insanımızda nasıl karşılık buluyoru aktarırdı.


Daimi bir öğrenendi. Ben oldum, tamamım havası onda hiçbir zaman görülmedi.


ABD'de okumuş birinin oranın kültüründen etkilenmesini bekleriz değil mi? Oysa Doğan hoca o kültürden beslenmiş fakat ruhunu onlara satmamış bir insandı. Medyatik olma derdinde değil gönüllere ulaşma derdindeydi. Bunu en iyi yaşam öyküsü olan "Damdan Düşen Psikolog" kitabında görüyoruz. Nasıl içten anlatıyor hayatını, nasıl dokunaklı...



Oradan bazı notlarımı paylaşayım müsaadenizle...


Bilgiyi felsefi bir derinlik içinde, bağlamdan koparmadan, izole etmeden özümsemek gerekir.

Sadece öğrenmek yetmez. Öğrendiğinin üzerine düşünmek de lazımdır. Bunun için aynı ders, aynı konu arka arkaya verilmemelidir. Verilirse bıkkınlık yaratır ve öğrendiğini düşünmek için gerekli zaman yaratılamaz.

Çocuğa geliştirilmesi gereken bir potansiyel gözüyle bakmak gerekir. Başarıda en büyük faktör özgüvendir ve özgüven hem yapabileceklerinin hem de sınırlarının bilincinde olmayı gerektirir. Sınırlarının ötesinde beklentiler içinde yaşayan insan mutsuz olur ve üzerine yük yüklenmiş hisseder. özgüven geliştirmenin yolu çocuğa kaldırabileceği sorumluluklar vermektir.

Amerikan kültürü bireyi önceler ve bireye ipotek koymayı reddeder. örneğin birisine sırf yardım ettiğin için ondan karşılık beklemek büyük bir terbiyesizliktir. bu nedenle Amerikan kültüründe değerler kültürü hakimdir. otoriteye itaat ve korku kültürü değil.

en iyi öğretim biçimi doğanın öğretim biçimine en yakın olandır. doğada ceza yoktur, sadece bulunulan şartlara uygun davranış biçimi ve bunun sonuçlarını kabullenme vardır. yani yaptığın şeyin sorumluluğu sendedir, sonucuna sen katlanırsın. köy çocuklarının yetişme tarzları ve imkan verildiğinde onları başarılı kılacak olan da doğuştan bu anlayışla yetişmeleridir.

kültürümüzde zalimler ve mazlumlar vardır. zalimler sayıca azdır. mazlumlar çoktur ve mazlumlar kendi aralarında dayanışma, paylaşım ve kitle yaratmak amacıyla hep şikayetçidirler. iki mazlum birbirini tanırken sürekli bir şeylerden şikayet ederler ve ortak şikayet konusu bulmaya çalışırlar. burada amaç ben de senin gibi acı çekiyorum mesajını karşı tarafa vermektir.

ait olma ve birey olma arasında hassas bir denge kurulması gereklidir. çocuğa otoriteye itaat değil sorumluluk bilinci ve edimlerinin sonuçlarını yüklenme becerisi kazandırılmalıdır. çocuğun bir birey olarak varoluşuna ve öğrenme süreci içerisinde bulunduğu gerçeğine saygı duyulmalıdır.

korku kültürünün hakim olduğu yerde güç istenci vardır. herkes gücün peşinde koşar. değerler bilincinde ise karşılıklı saygı ve anlayış vardır.

hizmet kavramı önemli. hizmet her insanın kendi varoluşunun tezahürü olan amacı temsil eder. Varoluş amacı yolunda olan yani hizmet eden insan daimi bir içsel huzur içindedir.

farklı bir kültürle karşılaşmada 1-kendi kültürünü yüceltme, 2-karşı kültürü yüceltme, 3-iki kültürü farklılıkları bağlamında denk görme söz konusudur.

insan bir potansiyeldir ve bu potansiyel her şeye dönüşebilir.


Örnek bir öğretmen, örnek bir akademisyen ve daha da önemlisi örnek bir insandı. Kutuplaşmadı, ayrıştırmadı, etiketlemedi. Herkesin gönlünü kazandı.


Her kelimesi, her cümlesi ayrı bir kitap özeti mi olur bir insanın? Bize savaşçılık ruhunu öğreten ve yaşamıyla da buna örnek olan değerli hocamıza Allah'tan rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Türkiye önemli bir değerini kaybetti ama eminim ki onu örnek alacak milyonlarca insan yetiştirmeyi de başardı.






36 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

© 2015 by Erdem Oklay.

All rights reserved

Misafir

Takip Et

  • Siyah Heyecan Simge
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Siyah Instagram Simge