Akademinin İntiharı: İntihal!

En son güncellendiği tarih: Kas 12


Hakkında çok konuşuldu, çok yazıldı, çok çizildi.. Sosyal medyada onlarca örneği paylaşıldı, paylaşılmayanlar da Allah'a havale edildi. Peki sonuç ne oldu? Tabii ki hiçbir şey yokmuş gibi Türk akademisi yoluna devam ediyor. Ben de en azından bu yazı kapsamında akademik etik ve intihal mevzusuna değinmek istedim.


Türk akademisinin hali nicedir "it ürür, kervan yürür" sözüyle özetlenebilir cinsten. Eh, bizim kervan bu konuda yürümekte oldukça profesyonel artık. Baksanıza öyle birkaç cümle, paragraf falan değil, adam komple tezi aşırıyor. Ben uğraşamam öyle cümle seçmekle falan demiş galiba! Bu kadarına pes derken bir başkası çıkıp "kaynakçadan" oluşan tezle öğretim üyesi oluyor. Bir başkası yöntemi bilmem kime yazdırıyor tezinde ne yazıldığından haberi yok, "insan bi okur bari!" diyorsunuz ama vatandaş ona bile zahmet etmiyor. Bambaşka biri tezi profesyonel "şirketlere" yazdırtıyor. Hırsızlığın şirketi mi olurmuş demeyin! Oluyor işte. Master için 5-10, Doktora için 15-20 kağıdı gözden çıkarabiliyorsanız tezle mezle uğraşmanıza gerek kalmıyor. Son okuduğum yorumlara göre Türkiye'de en az 520 şirket sırf tez yazımı için faaliyet gösteriyor. Tek tek örnekler sıralamak yerine "Akademik Ahlak Türkiye" Twitter hesabını takip etmenizi öneriyorum. Linki burada.


Peki neden böyle? Bu intihal/etik ihlal vakalarını bir akademi sorunu olarak görüyorsanız bir kere burda yanılıyorsunuz. Bu olay ahlaksız insan sorunudur. Bu ahlaksızlar normal şartlar altında üniversitede odacı bile (odacılar alınmasın) olamayacak adamlarken bir şekilde buraya sızmış, sızdırılmış ahlak yoksunlarıdır. Bir damla mürekkebin suyu bulandırması gibi bu ahlaksızlar da akademinin ahlakını bulandırmakta, bilim yuvası olması gereken kurumları hırsız yuvasına çevirmektedirler. Hani hep bağrınıyoruz ya "ehliyet", "liyakat" diye.. İşte bundan bağrınıyoruz.


Yeri gelmişken Behçet Hoca'nın liyakat konusundaki şu videosunu da mutlaka izlemenizi öneriyorum. Hatta olmadıysanız kanalına mutlaka abone de olunuz.


Şunu da söylemek istiyorum. Burada asıl mesele tez yazdıran kişinin ahlak yoksunluğudur. Zira talep oluyor ki arz gerçekleşiyor. Başkasına tez yazdırtmanın hem ahlaken hem de hukuki olarak suç görüldüğü bir yerde böyle şirketler türeyebilir miydi? Elbette hayır. Yani bu şirketler neden var diye hayıflanmak yerine, öncelikle geleceğin bilim insanı adayları niye böyle bir yola başvuruyor bunu sorgulamak lazım. Tabi bunu sorgularken sadece "Çünkü ahlaksızlar" demek de yetmiyor. Neden ahlaksızlık yapıyorlar? sorusunu irdelemek gerek. Eh bunu da akademi içinde olanlar düşünsün bakalım.. Acaba üniversitelerdeki hangi süreçlerin bileşimi bu ahlaksızlıklara yol açıyor? Diğer bir deyişle tez yazarını "şirketlerin hesabına para yatırma" noktasına getiren süreçler nasıl işliyor? (Nasıl araştırma sorusu ama?!)


Gelelim intihal konusuna. Normalde bilimsel bir yayını yazdıktan sonra intihal programlarından kontrol ettirip intihal oranı çıkartılır. Buna göre ağır kusur varsa oturur düzeltirsin ki yayının kusurlu da olabilir. İntihalin de türlüsü var. İstemeden intihal de yapmış olabilirsin, sonuçta o cümlenin bir benzeri bir başka araştırmacı tarafından bir yayında geçirilmiş olabilir. Öyleyse şimdi intihalden kaçınmak için neler yapabiliriz, gelin ona bakalım.. (Yazının bundan sonraki kısmında İnayet Aydın'ın *Akademik Etik isimli kitabından yararlanılmıştır. Mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. Ayrıca yazının bundan sonraki kısmı ilk bölümde anlatılan hırsızlara değil, gerçek akademik dürüstlüğe sahip araştırmacılara hitap etmektedir)


1- Alıntı yapacağınız eser alenileşmiş yani fikir ve sanat hayatına sokulmuş olmalıdır. Örneğin bir araştırmacı kendisine hakemlik yapması için gönderilen makale taslağından alıntı yapamaz, onu kaynak gösteremez. Çünkü o eser henüz yayınlanmamıştır.


2- Alıntınız, alıntı yaptığınız eserin önemli bir bölümünü oluşturamaz. Burada kelime sınırı vardır ve bu çeşitli yayıncılara göre değişebilir. O yüzden yayın yapacağınız derginin kurallarını iyice incelemekte fayda var. Ayrıca APA kurallarını da mutlaka takip etmelisiniz. Misal, adam gitmiş bir makalenin koca bir tam sayfasını aynen kendi tezine aktarmış. Haliyle etik ihlale giriyor.


3- Alıntı yapmanın amacı, bu alıntıyı kullanarak bir yorum veya eleştiri getirmektir. Sırf alıntıyla makale, kitap, tez vb. yazılmaz. Alıntı yapmak bir yan unsurdur, eserin ana unsuru olamaz. Yani açıkça kopyala-yapıştır yapmak etik ihlaldir. Maalesef en sık karşılaştığımız durum da budur. Gözüne kestirdiği kısmı direkt kopyalayıp kendi makalesine yapıştıran çok kişi var. Bir bakıyorsun iki günde makalenin yarısını bitirmiş :)


4- Alıntılama belli olacak şekilde yapılmalıdır. Kimden nereyi alıntıladın açıkça gösterilmelidir. Doğrudan ve dolaylı alıntı (aktarma) biçimlerine dikkat edilmelidir.


5- Alıntı kaynağı yeterli biçimde gösterilmeli, yanlış, aldatıcı ve yetersiz kaynak göstermelerden sakınılmalıdır. Alıntı içeriğinin değiştirilmemesi ve çarpıtılmaması gereklidir.


İnayet Hoca intihal türlerini ise şu şekilde tablolaştırmıştır (s. 161):


1- KAYNAK GÖSTERİLMEDEN YAPILAN İNTİHAL TÜRLERİ


Hayalet Yazarlık: Başkasının yazdığı bir çalışmayı kelimesi kelimesine kendininmiş gibi kullanmak.

Fotokopi: Başkasının çalışmasını değiştirmeden büyük ölçüde kopyalamak.

Toplama Çalışma: Birkaç farklı kaynağı birbirine uyumlu hale getirerek toplama çalışma yapmak.

Başarısız Saklama: Paragraflar içinde yer alan kelimeleri değiştirerek gizlemek.

Emek tembelliği: Çaba harcamadan başka kaynaklardan kes yapıştır yapmak.

Kendinden aşırmak: Özgün bir eser üretmek yerine eski çalışmalarını kullanmak.


2- KAYNAK GÖSTERİLEREK YAPILAN İNTİHAL TÜRLERİ


Unutulan Dipnot: Yazarın adını vererek fakat tam künyeyi vermeyerek kaynağın orijinaline ulaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak.

Yanlış Bilgilendirme: Yanlış künye vererek kaynağın orijinaline ulaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak.

Fazla mükemmel alıntı: Yazarın bire bir alıntı yaptığı kaynağa atıf yapması fakat tırnak işareti kullanmaması.

Becerikli atıf yapma: Yazarın tüm kaynaklara atıf yapması, tırnak işareti kullanması fakat araştırmanın hiçbir orijinal fikir içermemesi.

Mükemmel suç: Yazarın bazı yerlerde kaynaklara atıf yapması fakat yazının kalan kısımlarındaki analizlerin kendine ait olduğu fikrini yaratma düşüncesiyle bazı kaynaklara atıf vermemesi.


Şimdilik bu kadar olsun. Hepinize iyi çalışmalar diliyorum.



*Kaynak: Aydın, İ. (2016). Akademik Etik. Ankara: Pegem Akademi.

229 görüntüleme