Ara

Özgüven Eksikliği ve Başa Çıkma




Zihnimizde insanları özgüveni yüksek olanlar ve olmayanlar şeklinde ikiye ayırmaya meyilliyizdir. Oysa gerçekte hepimiz zaman zaman özgüven sorunu yaşayabiliriz. En özgüvenli dediğiniz insanın bile yaşamının belirli dönemlerinde bunalıma girdiğini, atalete (tembellik) teslim olduğunu veya çalışmaktan zevk almadığını görürsünüz.


Kısacası özgüvenli olup olmama kişiye ve şartlara göre değişebilen bir durumdur. Aramızdaki fark belki de kiminin özgüvenini daha çabuk toparlaması, kimisi içinse bunun biraz zaman almasıdır. Yoksa full özgüvenli veya full özgüvensiz insan yoktur. Derslerimde parmak kaldırmaya dahi çekinen, yanlış yapmaktan korkan, endişeli ve içine kapanık öğrencilerin ilçe çapındaki bir spor müsabakasında veya şiir okuma gibi yarışmalarda kendilerine inanılmaz güvendiklerini ve başarılı olduklarını gördüm.


Demek ki özgüven problemi insanın yapabildiği şeye odaklanması ve onun üzerine gitmesiyle alakalıdır. Nitekim özgüven sorununu aşmanın yolu, en iyi yaptığınız işe odaklanmak ve düzenli çalışarak o işi geliştirmektir. Yapabildiğinizi gördükçe bunu farklı senaryolara da transfer edebilirsiniz. Bunu çok görüyorum. Örneğin sporda iyi olan öğrenci okulda öğretmen ve öğrenciler tarafından daha fark edilir oluyor ve bu da onun gururunu okşuyor. Bu motivasyonla derslerine de daha fazla özen gösterip notlarını yükseltebiliyor.


Tabi burada aile faktörünü de unutmamak gerek. Uyumlu ve destekleyici bir ailenin çocuklarda hem özgüven gelişimini hem de akademik başarıyı desteklediğini biliyoruz (Soner, 2000: 259). Tersine, çocuklarının sürekli olarak zayıf taraflarını vurgulayan, onlara gelişim olanağı sağlamayan veya kısıtlı sağlayan, kendilerini geliştirmeleri için sorumluluk vermeyen aile çocuklarının çekingen ve ürkek olduklarını da görüyoruz.


Özgüven problemi yaşıyorsak, tavsiyem geçmişte yaptığınız, başardığınız ve takdir gördüğünüz işleri düşünün ve o anki hislerinizi geri getirecek eylemlerde bulunun. Mesela ödül aldıysanız ödülünüzü elinize alıp o anki heyecanı tekrar hissetmeye çalışın. Bunu sağlamak için sessiz bir yere geçip gözlerinizi kapatın ve kendinizi özgüvenli hissettiğiniz o anı düşünün. Ordaki eylemlerinizi tek tek gözden geçirin. O anı yaşayın. Beyin o deneyimi tekrar yaşayacak ve hormon salgılayarak özgüveninizi toplayacaktır.


Özellikle şu noktalara odaklanın:

1- Sizi o hale getiren süreç nasıl işledi?

2- Bu süreçte çevrenizde kim/kimler vardı?

3- O özgüvenli anınız tam olarak nerede yaşandı?

4- O anda neler oldu, hangi eylemlerde bulundunuz?

5- O anın zamanı hakkında ne söyleyebilirsiniz? Gündüz müydü, gece mi? vb.


Lütfen o anın tüm detaylarını hatırlamaya çalışın.


Şu gerçeğin farkında olun; kimse daimi bir özgüvenle var değil. Doğal olarak her insanın yapabileceği ve yapamayacağı şeyler var. Yapamadıklarınızı fazlaca kafaya takar ve bunu kişiselleştirirseniz özgüven probleminiz devam eder. O yüzden yaptıklarımız, başarılarımız üzerinde durmak her zaman daha iyidir.




Kaynakça


Soner, O. (2000). Aile uyumu, öğrenci özgüveni ve akademik başarı arasındaki ilişkiler. M. Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, sayı: 12, s. 249-260.

95 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
Kahve ile Okuma